İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Camiler
  3. Kılıç Ali Paşa Cami

Kılıç Ali Paşa Cami

Kılıç Ali Paşa Cami

İstanbul’un gizlenmiş tarihi yapılarından biri de Kılıç Ali Paşa Cami. Tophane’den Dolmabahçe yönüne giderken eğer bir de trafik sıkışık ise önünde muhakkak durmuşsunuzdur. Surlarla çevrilmiş gibi gözlerden uzak tarihe tanıklık etmekte.

Biz bugün yolumuzu Tophane tarafına çevirerek bu gizli kalmış Camiyi biraz daha görünür kılmak istedik. İsterseniz gezimize başlayalım.

Kılıç Ali Paşa Cami Tarihçesi

Kılıç Ali Paşa Camii, İstanbul’un Beyoğlu ilçesine bağlı Tophane semtinde bulunmaktadır. Türk tarihinde önemli yere sahip olan yapı cami, medrese, türbe ve hamamdan oluşmaktadır. 16.yüzyılda yapılan cami birkaç kez restorasyondan geçmiş olmasına rağmen ilk günkü haliyle günümüze taşınmış önemli Osmanlı mimarilerinden biridir.

Tarihçiler tarafından caminin yapımıyla ilgili olarak şöyle anlatılmaktadır. Osmanlı’nın Kaptan-ı Deryası olan Kılıç Ali Paşa cami yaptırmak istediğinde dönemin padişahı III. Murad’tan izin istemiş. Padişahta kendisine “Sen ki deryalar serdarısın. Bütün deryalar senin. Bundan dolayı camini de deryanın üstüne yapasın.” Böyle olunca Tophane’de bir sahil doldurularak Mimar Sinan tarafından 1580 yılında yapılmıştır.

Kılıç Ali Paşa Cami

Cami yapıldıktan sonra bir takım çevreler tarafından Mimar Sinan’a yakıştırılamaz. Çünkü cami plan olarak Ayasofya’nın küçük bir kopyasıdır. O zamana kadar Mimar Sinan yaptığı hiç bir eserinde diğer yaptıklarıyla aynı olmamasından dolayı kendisinin yapmış olmayacağını ya da Kılıç Ali Reis’in diktasıyla yaptığı düşünülmüştür.

Halbuki Mimar Sinan burada Ayasofya’nın küçük bir kopyasını doğru ölçümlerle yapmıştır. Bu ölçümlerde Osmanlı unsurlarını kendine göre uyarlayarak Ayasofya’yı kendine göre yorumlamıştır.

Kılıç Ali Paşa Cami Özellikleri

Kılıç Ali Paşa Camii ve Külliyesi,  geniş bir avlu ile çevrelenmiştir.  Avluya giriş simetrik duvarlarındaki dört ayrı kapı iledir. Duvar dibinde  16  mermer  sütunlu  ve avlunun ortasında da sekiz tane mermer sütunla çevrili, üzeri yine zarif bir kubbe ile örtülü  şadırvanı vardır.

Şadırvanlı avludan demir parmaklıklı iç avluya geçilir. Burada biri beş kubbeli ve altı sütunlu, diğeri ise ahşap, ağaç oyma ve işlemeciliğinin en zarif örnekleri ile süslenmiş bir saçakla örtülü iki tane son cemaat mahalli bulunmaktadır.

Genel olarak ele alındığında Sinan’ın diğer eserlerine nispetle daha fazla süs unsuru barındıran caminin gerek son cemaat mahallinde, gerekse iç dekorasyonunda en yaygın malzemenin 16.yüzyıl özelliklerini yansıtan çiçek motifleriyle süslü renkli çiniler olduğu dikkat çekmekle birlikte cami hat bakımından da son derece zengindir.

Camiye mihrabın tam karşısına rastlayan ana portaldan ve avlunun iki yanında yer alan iki kapıdan girilmektedir. Girişin görkemli bezemesini tamamlayan muhteşem ahşap kapı kanatları, kündekari üzerine fildişi, abanoz ve elma ağacından incecik kakmalarla, kabartmalı nakışlarla ve metal gülçelerle işlemelidir.

Caminin iç kısmında ilk göze çarpan manzaralardan biri lacivert üzerine beyazla çevrilmiş ve bütün duvarların üst kısımlarını çepçevre kuşatan nefis çiniler ile bunların üzerlerine yazılmış el yazmalarının en şaheser örnekleridir.

Giriş kapısı tarafındaki  iki küçük yarım kubbe ile de desteklemektedir. Ayrıca  dört  köşede  de birer ufak kubbe yer almıştır. Caminin kullanıma elverişli iç zemini 760 m2 olup, bir nevi ikinci kat izlenimi vermekte olan üst mahfeller ile birlikte beş bin kişilik cemaat kapasitesi bulunmaktadır.

Büyük kubbenin 24 penceresi ile birlikte caminin toplam 147 penceresi vardır. Geniş kavisli pencerelerdeki camlar üzerine işlenmiş rengarenk motifler ve desenler güneşin isabet ettiği kesimlerde zemine aksetmekte ve bu renk ahengi ayrı bir manzara arz etmektedir.

Kılıç Ali Paşa Cami

Kılıç Ali Paşa Kimdir ?

1500 yılında İtalya’da Kalabriya’nın bir köyünde, bir balıkçının oğlu olarak dünyaya geldi. Uzun süre kadırgalarda forsalık yaptı. Daha sonra Müslüman olarak özgürlüğünü kazandı ve Ali adını aldı. Korsanlık yapmaya başladı. Arap olmayan korsanlara verilen Uluç namı ile de anılmaya başlandı. 1548’de Turgut Reis ile çalışmaya başladı. Mehdiye kalesinin savunmasında ve 1560’ta Cerbe’nin zaptında yer aldı.

Turgut Reis’in yanında Trablus’un fethinde bulundu, Napoli ve Sicilya harekâtlarına katıldı. Turgut Reis ile birlikte 1551’de İstanbul’a geldi. Kendisine reis olarak tersanede görev verildi. 1560’ta Piyale Paşa komutasında Akdeniz’e açılan donanmada yer aldı. 1565’teki Malta kuşatmasına katıldı. Bu seferin ardından İzmir sancakbeyi oldu. 1568’de Cezayir beylerbeyliğine getirildi.

25 Haziran 1587 günü ölen Kılıç Ali Mimar Sinan’a yaptırdığı Kılıç Ali Paşa Camii’ne defnedildi.

Yol Tarifi – Google Haritalar

Yorum Yap

Yorum Yap